ALiAGA SOKAK HAYVANLARINI KORUYANLAR DERNEĞİ
Yaşam hakkı kutsaldır
Hürriyet 8 Nisan 2006

Güzin Abla

Çocuklarda giderek daha sıklıkla görülen bıçaklama, kapkaç, gasp gibi şiddet olayları herkeste şaşkınlık yaratıyor.

Oysa bu yeni bir olay değil. Onları bizler bu hale getirdik. Televizyonları suçluyoruz, eğitimcileri suçluyoruz, aileleri suçluyoruz ama herkes suçlu, hepimiz suçluyuz.

Onlara sevgi, merhamet, yaşam hakkına saygı gibi mefhumları öğretemeyen bizler değil miyiz? Çocuklarımıza daha küçücük yaştan itibaren insan, hayvan tüm canlıları sevmeyi, korumayı, onlara merhamet duymayı, her canlının yaşam hakkı olduğunu ve bunun önemini anlatamamışsak, suçluyuz elbette.

Evde annesinin babası tarafından öldüresiye dövüldüğünü gören hatta zaman zaman bu dayaklardan kendisi de nasibini alan; sokakta zehirlenen hayvanların kıvrana kıvrana öldüğünü gören ve bunu giderek daha normal karşılayan; kurban bayramlarında koyunların, danaların boğazlandığını görüp, kan deryası içinde çırpınışına şahit olan çocuklarımız nasıl bir yetişkin olacaklar sanıyorsunuz? Ya da 8-10 çocuklu bir ailede dünyaya gelmek ne demek bilir misiniz? Daha küçücük yaştan itibaren, onların en büyüğü olmanın omuzlarına yüklediği bu sorumluluğun altında, kendine nasıl bir dünya yaratabilsin bu çocuk? Vahşeti göre göre vahşileşen; acımasızlığı göre göre acımasızlaşan, şiddeti göre göre şiddet uygulayan, ölümü izleye izleye öldürmeyi doğal karşılayanlar işte bu çocuklar; bizim çocuklarımız.

Son zamanlarda hayvanlara yönelik korkunç katliamlar ve tecavüz olayları artık bardağı taşırdı. Hayvanseverler ve hayvan hakları koruyucuları Ankara Tandoğan Meydanı’nda toplanmaya hazırlanıyorlar. 12 Nisan (Çarşamba) ve 26 Nisan’da tüm ülkeden insanlar Tandoğan Meydanı’na akacaklar.

Gündem çocuklar ve şiddet olduğuna göre bu yabancı kaynaklı ve çok ciddi gerçeği dile getiren bilimsel bir yazıya yer vermenin tam zamanıdır diye düşündüm. Hayvanlara yapılan işkenceler neden ciddiye alınmalı konulu yazıyı bizimle paylaşan ASKOD Aliağa Sokak Hayvanlarını Koruyanlar Derneği Başkan Yardımcısı Hülya Alpgiray’a teşekkür ederim. Bakın Hülya Hanım mailinin başında ne yazmış:

Son zamanlarda yazılı ve görsel basında "Okullarda Şiddet" başlığı altında haberlere yer verilmekte. İçimizi paralayan olayların, hayvanlara yönelik saldırı ve şiddetin giderek boyut atladığını ve artarak insanlara yöneldiğini görüyoruz. Yıllardan beri aile büyüklerine ve Milli Eğitim Bakanlığı’na yaptığımız, "Çocuklarınızın hayvanlara yönelik şiddetini engelleyin, bu gidişle aynı şiddeti kendi çevrelerine de uygulayabilirler" çağrımız hep kulak ardı edildi. Acı sonuçları şu an tüm çıplaklığıyla ortada: Okullarda bıçaklanarak hastaneye kaldırılmış çocuklar, başlarında ağlayarak bekleyen velileri.

"Bir hayvanı öldürmekle insan öldürmenin arası bir adımdır" sözü sanırım yukarıdaki tabloyu en güzel şekilde anlatan ifadelerden biri.

Hayvanlara yapılan eziyet vahşetin bir çeşididir. Çünkü bu eziyetler daha derindeki gizli problemlerin habercisi. Hayvanlara eziyet eden çocuklar, eziyet gördükleri bir ortamda büyüyor olabilirler ve insanlara yönelik vahşete terfi etme riskini taşırlar.

Hayvanlara yapılan eziyet, çocuğuna işkence yapan, fiziksel ve duygusal eziyet eden ailenin göstergesi olabilir. Çocuğa yapılanlar kapalı kapılar ardında sürse de, hayvana yapılan eziyet bunu yansıtır ve genelde göz önünde cereyan eder. İnsana yönelik saldırganlığın ve suçun en güvenilir göstergesi ve ispatı hayvanlara yönelik vahşettir. Bu nedenle hayvanlara yapılan eziyetler yakından takip edilmeli, göz ardı edilmemeli.

Vahşet ve saldırganlık kime, neye yönelik olursa olsun aynıdır. Hayvanlara eziyet edebilen kişi canlılara karşı sevgiden yoksundur ve her zaman insanlara da zarar verme potansiyeline sahiptir.

İnsanlara yapılan eziyet ve hayvanlara yapılan işkence arasında çok yakın bir bağlantı bulunuyor. Çocuklara uygulanan şiddet, koca dayağı ve diğer suçlar hayvanlara yapılan eziyetlerle yakından ilişkili.

Hayvanlara yapılan katliam ve eziyetin kaynağı, her eziyet ve vahşette olduğu gibi güç ve kontroldür. İnsanların hayvanlara işkence ve eziyet etmesinin belirlenen nedenleri çok çeşitli:

- Karşısındakini aşağılayarak itaate zorlama

- Kişinin genellikle çocukluğunda gördüğü işkenceyi hayvan üzerinde yansıtması

- Kendinden daha zayıf ve güçsüzün üzerinde kendini gösterme

- Gelecekte yapacağı caniliklerin hayvanlar üzerinde ilk denemelerini yapma olabilir.

Birçok çocuk dünyayı tanıma safhasında "bilinçsiz eziyet" denebilen bir gelişme aşamasından geçer. Bu dönemde böcekleri ve diğer küçük canlıları istemeden incitebilirler. Fakat bu aşama atlatılmaz ve çocuk kedi, köpek, kuş, tavşan ve diğer canlıları incitmeye ve zarar vermeye devam ederse, bu çocuk risk olarak değerlendirilmeli. Bu çocuklar muhtemelen eziyet gördükleri bir ortamda yaşıyordur ve gelecek için tehlike sinyaller veriyordur. Hayvanlara işkence eden çocukların kendileri veya aile fertlerinden biri eziyet görüyorsa, buna çözüm bulamadığı için kendini aciz hissediyor ve ailenin kendinden daha az güçlü olan tek ferdi evcil hayvandan veya çevredeki hayvanlardan hıncını alarak, etrafında süren vahşet ve eziyeti yansıtıyor olabilir. Bu, bir bakıma çocuğun çaresizliğini ve sinirini yansıtma şekli olabilir.

Çocuk eziyet gördüğü ebeveynin hayvanını öldürmesinden korktuğu için ondan önce davranıp sevdiği hayvanı öldürebilir. Çocuklukta suç işleme meyilli olan potansiyel genç suçluların hayvanlara yaptığı işkenceler önlenerek gelecekte yetişkin birer suçlu olmaları da önlenebilir.

Kaynak: F. Ascione, Domestic Violence and Cruelty to Animals, the Fourth International Conference on Family Violence (Dördüncü Uluslararası Aile İçi ve Hayvanlara Şiddet Konferansı)



ENGLISH


ASKOD

FOR YOU

www.askod.org © 2004 Aliaga Sokak Hayvanlarini Koruyanlar Dernegi
ASKOD Aliaga Aliaga sokak hayvanlari sokak hayvanlari barinak barinak dernek animal dog cat keep Turkey Türkiye The Association for the Protection of Street Animals